Saltanatın Kaldırılması: Nedenleri, Sonuçları ve Atatürk’ün Tarihi Kararının Önemi

Saltanat’ın kaldırılması Türkiye Cumhuriyeti için çok önemli bir adımdır. Saltanat kaldirilmasi ile Osmanlı İmparatorluğunun dönemi tamamen kapanmıştır. Bilindiği üzere Osmanlı İmparatorluğu’nun yönetim şekli monarşi yani saltanattı. Babadan oğula geçen saltanat sayesinde yüzyıllar boyu halk padişahlar tarafından yönetilmekteydi. Kurtuluş savaşından sonra yönetim sistemi dikkat çekmiştir. Hem saltanat hem de cumhuriyete geçiş işgalci devletler açısından sorun oluşturuyordu. Çünkü net bir yönetim sistemi henüz oluşmamıştı.

Saltanat henüz kaldırılmadığı için çift yönetim şekli gözlemleniyordu. Buda bir devlet için büyük bir zayıflık demekti. Güçlü devlet bir devlet olabilmek adına yönetim sisteminin tek bir şekilde oluşturulması büyük önem taşıyordu. Saltanat neden kaldırıldı soruları sıkça sorulmaktadır. Elbette ki günümüzde gösterimde olan diziler Osmanlı’nın ihtişamını gözler önüne koymaktadır. Ancak İmparatorluk çöküşü ile topraklarımızda ciddi kayıplar söz konusu olduğu gibi güçlü devletlerin de koruma altına girmişti. Kurtuluş savaşı sonrasında TBMM tarafından alınan karara göre 1 Kasım 1922 yılında saltanat tamamen kaldırılmıştır.

Aslına bakılırsa Sevr antlaşması da saltanatın kaldırılmasında önemli bir rol oynamaktadır.  17 Ekim’de Osmanlı sadrazamı olan Tevfik Paşa ortak hareket etme düşüncesi ile Mustafa Kemal Paşa’ya bir telgraf çekmiştir. Aralarında geçek konuşma neticesinde Tevfik Paşa TBMM ile ortak bir payda da birleştikleri ve gerek işgallerin kaldırılması gerekse Sevr antlaşmasının iptali konusunda hem fikir olduklarını beyan etmiştir. Bu sebeple milletin birliğinin de önemini detaylıca vurgulamıştır.

Saltanat Nasıl Kaldırıldı?

O yıllarda devletlerin olumlu süreçlerden geçebilmeleri adına çeşitli konferanslar sağlanmaktaydı. 28 Ekim tarihinde İsviçre Lozan kentinde yapılan konferans için hem İstanbul hem de Ankara’da bulunan hükümetler bizzat davet almıştır. Ankara hükümeti bunun üzerine İstanbul’da bulunan hükümetin tasfiyesi konusunda görüşmelere başlamış ancak bir karara ulaşamamıştır.  Bunun üzerine 1 Kasım 1922 yılında Mustafa Kemal Atatürk’ün akılcı müdahaleleri sayesinde saltanat kaldırılmıştır.

Elbette ki bu karar olumlu ve olumsuz yankılar uyandıracaktı. Nitekim pek çok kişi saltanatın kaldırılmasını doğru bulmuyor, bu karara oldukça karşıydı. Saltanat’ın kaldırılması konusu devlet adamlarını da ikiye böldü. Öyle ki Rauf Orbay dahi baştan bu konuya sıcak bakmamış sonradan Atatürk’e hak vermiş ve desteklemiştir. Elbette ki verilen kararlarında bir sonucu olacaktı.

Bununla birlikte Ankara hükümeti saltanatı kaldırmasının ardından 15 Nisan 1923 yılında vatana ihanet suçu yasası olan Hıyanet-i Vataniye Kanunu’nda değişikliğe gitmiştir. Buna göre saltanat lağvına (ortadan kaldırılma) yönelik gerek sözlü gerek basın yolu ile hiçbir muhalefet yapılmayacak, yapılma durumunda vatana ihanet suçundan idam cezasına çarptırılacaktı. Bu kararın ardından Osmanlı sadrazamı Tevfik Paşa istifasını vermiştir. 5 Kasım tarihinde de Refet Bele Ankara’daki bakanlık danışmanları ile birlikte İstanbul hükümetine faaliyetlerini sonlandırmasını net bir biçimde belirtmiştir.

Saltanat’ın Kaldırılmasının Sonuçları

Saltanatın kaldırılmasının nedenleri oldukça açıktır. Devletin tek bir yönetimde birleşmesi ve güçlü bir devlet tarafından yönetilmesi oldukça önemliydi. Bu yüzden saltanat’ın kaldırılması ile Türkiye Cumhuriyeti Ankara yönetimi ile bağımsız bir şekilde kendini var etmiştir. Bilindiği üzere halifelikte İslam dini olan hükümdarlarda liderlere verilen önemli bir unvandı. Sultan Vahdettin de dolayısı ile halifeydi.

Öyle ise halifede bir padişah, yönetim saltanattır. Bu iki unsurun kalkması ile tek ve güçlü bir yönetim benimsendi. Saltanatın kaldırılmasının sonuçları ile birlikte Sultan Vahdettin Malta’ya kaçtı. Yönetiminin kaldırılması ile kendi can güvenliğinin tehlikeye düştüğünü sezen Vahdettin İngiliz donanmasına ait olan HMS Malaya gemisi ile Malta’ya gitmiştir. Saltanat’ın kaldırılması ile Sultan Vahdettin Malta’ya gidince halifelik makamı da boş kaldı.

Bunun üzerine TBMM tarafından 19 Kasım 1922 tarihinde veliaht Abdülmecid Efendi halife olarak ilan edilmiştir. Bu unvanda iki yıl kalmıştır. 3 Mart 1924 yılında 431. Kanun dolayısı ile halifelik kaldırılmıştır. Halifeliğin kaldırılmasının sonuçları olarak Türkiye Cumhuriyeti Hilafetin İlgasına ve Hanedan-ı Osmani’nin Memalik-i Haricine çıkarmıştır. Halifeliğin kaldırılması ardından tüm Osmanlı Hanedan mensupları yurtdışına sürgün edilmiştir.

Atatürk’ün Tarihi Kararının Önemi

Osmanlı İmparatorluğu altı asır boyunca hükmünü sürdürmüştür. Ancak çöküş döneminde işgal devletlerince paylaşılmış ve gücünü yitirmiştir. Özellikle padişahın kendi tahtını korumak istemesi ya da güçlü devletlerin koruması altına girmek istemesi halkını düşünmeden davrandığının kanıtıdır. Nihayetinde Osmanlı devleti zaman bitmiş ve tükenmişti. Kurtuluş savaşından sonra Ankara’da yeni bir hükümetin varlığı belirmişti. Elbette ki bu esnada İstanbul hükümeti yani padişahın saltanatı devam etmekteydi. Bu diğer devletlerin yönetim şeklini iki başlı olarak algılamasına yol açıyordu.

Öte yandan bağımsızlık oluşturmuyordu. Padişah’ın Malta’ya kaçması da İstanbul hükümetini oldukça güç durumda bırakmıştır. Ankara hükümetine bakıldığında ise TBMM ile kararlar alıyor, milletin bağımsızlığı için çalışmaya devam ediyorlardı. Bir tarafta babadan oğula geçen monarşi sisteminin oluşturduğu bir yönetim şekli varken, bir tarafta Cumhuriyet yönetimi ile bağımsız, halkın iradesi söz konusuydu.

Dolayısı ile Cumhuriyet yönetiminin tam anlamı ile işlemesi için saltanatın kesinlikle ortadan kaldırılması gerekiyordu. Bu sayede Cumhuriyet resmen ilan edilmiş sağlam temelleri atılarak devrimler yapılmış, haklar tanınmıştır. Türk halkı Cumhuriyetle birlikte soyadı almış, kadın haklarını tanımış, uzunluk ölçüleri ile tanışmış, şapka takmaya başlamış, yeni Türk alfabesi ile dilini keşfetmiştir. Cumhuriyet ile birlikte laikliği benimsemiştir. Saltanatın ve halifeliğin kaldırılması sayesinde özgürce işgal altında kalmadan güvenli bir hayatın adımları atılmıştır.

Exit mobile version