Diğer Yazılarımız

Suç ve Ceza: Dostoyevski’nin En Derin Psikolojik Romanı

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski belki de dünyanın gelmiş geçmiş en iyi yazarı olabilir. Bunu düşündüren sadece yazmış olduğu eserler değil elbette, eserlerinde okuyuculara vermiş olduğu his ve karakterlerin hayatın içinden olmasıdır. Kitaplarında yer alan karakterler yüzeysel değil bir fikir temsilcisi ve bizden biri olarak karşımıza çıkıyor. Bu yüzden Fyodor Dostoyevski’nin yazmış olduğu eserler günümüzde nasıl okunuyorsa yüzyıllar sonra da insanoğlu var olduğu sürece okunmaya devam edecektir.

Suç ve Ceza kitabı önemli bir başyapıt olarak değerlendirilmektedir ve herkesin mutlaka okuması gereken eserler arasında yer almaktadır. Bu seri başyapıt yapan birçok kriter mevcuttur ve bunlar insanı derinden etkileyen ve kendisini bulmasını sağlayan duyguların tamamından oluşmaktadır.

Suç ve Ceza’yı niçin okumalısınız sorusunun cevabından önce eserle ilgili temel bilgilere değinmemiz fayda sağlayabilir. Fyodor Dostoyevski’nin Suç ve Ceza kitabı ilk olarak 1866 yılında yayınlanmıştır. Eserin orijinal ismi ‘Prestupluniye i Nakazaniye’ olarak geçmektedir.

Suç ve Ceza Konusu Nedir?

Suç ve Ceza insan hayatındaki yaşanılan önemli konulara nüfuz eden önemli bir başyapıttır. Romandaki ana karakterimiz Rodion Romanoviç Raskolnikov’dur. Raskolnikov yoksul bir hukuk fakültesi öğrencisi olarak hayatına devam etmektedir ve normal bir yaşantı sürmektedir. Fakat bir cinayet işlemeye karar veren Raskolnikov, iç çatışmaya girerek kendisiyle hesaplaşmaya başlar. Sadece bir cinayet değil psikolojik ve vicdan hesaplaşması olarak ön plana çıkan bu eserde Raskolnikov, 19.yüzyılda St. Petersburg’da yaşayan bir karakterdir.

Suç ve Ceza konusu bakımından sadece bir cinayeti anlatmaz. Raskolnikov cinayet işlemeye karar verir ancak bu kararın altında aslında bir neden yatmaktadır. Bu neden psikolojik olarak onu rahatlatmaktadır. Zekâsına güvenen ve kendisini diğer insanlardan daha üstün olarak gören Raskolnikov yaşlı bir tefeci kadını öldürerek onun parasını almak için plan yapar. Fakir bir öğrenci olması aslında onun sadece toplum yararına bir cinayet işlediğini değil para için bunu yaptığını düşündürmektedir. Kendisi ise psikolojik olarak rahatlamak için bunu toplum faydasına işlediğini düşünür ve kendini rahatlatmaya çalışır. Tefeci kadın ölürse insanlar ondan borç alamayacak ve maddi olarak daha zor duruma düşmeyeceklerdir. Ancak burada Raskolnikov aslında cinayeti toplum için değil kendisi için işlemektedir. Para için işlenecek bir cinayeti psikolojik olarak rahatlaması için toplum yararına olduğunu kendisine empoze etmektedir.

Suç ve Ceza’yı niçin okumalısınız sorusunun cevabına gelince Raskolnikov’un ve aslında insanlığın vicdan ve psikolojisinin analizini görmeniz için mutlaka bu eseri okumalısınız. Raskolnikov tefeci kadını öldürdükten sonra rahat edeceğini hem de parasını alarak fakirlikten kurtulacağını düşünse de bu durum tam tersi bir şekilde seyreder. Raskolnikov yaşlı tefeci kadını (Alyona Ivanovna) öldürdükten sonra onun yengesi Lizaveta Ivanovna’yı da öldürmüştür. Aslında bunu tasarlayarak yapmasa da masum kız kardeş Lizaveta Ivanovna’yı da öldüren Raskolnikov, derin bir psikolojik baskı altına girmiştir.

Esasen Raskolnikov üstün insan teorisini benimsemektedir. Bu teoriyle Napolyon gibi bazı büyük komutan ve önemli kişilerin bazı kuralları çiğneyerek illegal işler yapabileceklerini savunmakta ve düşünmektedir. Bu fikirle cinayet işlese de Alyona’yı öldürürken Lizaveta’yı da öldürmek zorunda kalması onu derinden sarsmıştır.

Raskolnikov’un cezasının (dışsal ceza-hapis) dışında onu hemen derdinden sarsan vicdan azabı başlamıştır. Akıl hastalığı, paranoya ve vicdan azabı birleşerek Raskolnikov’un ruhsal ve psikolojik olarak büyük bir çöküntü yaşamasına sebep olmuştur. Cinayet sonrası Raskolnikov’un yaşamış olduğu hafıza kayıpları ve gördüğü halüsinasyonlar onun en büyük cezası olmuştur.

Suç ve Ceza konusu bakımından insanların psikolojik olarak çökmesi ve daha sonra kendisine bir çıkış yolu aramasını anlatmaktadır. Gerçekten hata yapan biri bile sonsuza kadar ruhsal çöküntü içerisinde kalmak istemez ve buna engel olmak için elinden geleni yapar.

Suç ve Cezayı Niçin Okumalınız?

Suç ve Cezayı okumak için birçok sebep mevcut. Bu sebepler arasındaki en önemli kriterlerden birisi o dönemin yaşamını analiz etmektir. Aslında Fyodor Dostoyevski, 19.yüzyılda St. Petersburg’daki yani o dönemin Rusya’sındaki yoksulluğu, adaletsizliği ve sefaleti anlatır. Romanda sadece Raskolnikov’un çaresizliği ve yaşamış olduğu fakirlik değil toplumun yoksulluğu ve yaşanan dramı göstermektedir.

Suç ve Ceza kitabında aynı zamanda bir suçun insan psikolojisindeki etkisi analiz edilmektedir. Raskolnikov’un işlediği cinayet sonrasında rahatlayacağını düşünmesi fakat tam tersi psikolojik olarak büyük bir çöküntü yaşaması, işlenen kötü bir olayın cezasının sadece fiziksel olmadığını göstermektedir. Her insanın asıl hapishanesinin kendi aklı ve vicdanı olduğunu Fyodor Dostoyevski tüm akıl sahiplerinin önüne sermektedir. Fyodor Dostoyevski, Suç ve Ceza konusu içinde insanın hapishaneden ve devletin uygulayacağı cezadan kaçsa bile vicdani olarak cezadan kaçamayacağını işlemiştir. Bu eserde anlatılan en temel fikirlerden birisi de her insan kendi yaptıklarından sorumludur ve bedelini bir şekilde ödemektedir.

Suç ve Ceza konusu itibariyle insanın sadece mantıkla hareket edemeyeceğini ve mantığıyla gerçekleştirdiği eylemlerin sonuçlarının onu vicdani olarak cezalandırabileceğini öne sürmektedir. Raskolnikov her ne kadar cinayet için mantıklı ve geçerli sebepler bulmaya çalışsa da cinayet işledikten sonra bu sebepleri düşünmemiş ve vicdanına yenilmiştir.

Suç ve Ceza Filmi

Suç ve Ceza kaç sayfa sorusunun cevabı; bazı yayınevi baskılarında 688 sayfa bazılarında ise 704 sayfadır. Yayınevinin politikasına göre sayfa sayısı değişiklik gösterebilmektedir. Bu başyapıt sadece roman olarak kalmamış aynı zamanda filmi de çekilmiştir. Suç ve Ceza film seven kişiler de film izleyerek bu başyapıtı görebilirler. Suç ve Ceza romanının modern uyarlaması olarak sinema severlerin karşısına çıkan film 2002 yapımı ve IMDB puanı 5.5’dir. Ayrıca aynı romanın yine 1970 Sovyetler Birliği yapımı bir filmi daha mevcuttur. 1970 yapımı filmin IMDB puanı ise 7.8’dir.

Filmden önce romanı okumanız hayal gücünüzde olayları canlandırmanıza, düşünmenize ve Raskolnikov’un çektiği sıkıntıları hissetmenizi sağlayabilir bu nedenle Suç ve Cezayı okuduktan sonra filmini izlemeniz güzel bir tercih olabilir.

Ne düşünüyorsunuz?
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0
+1
0

Addy

Teknoloji İle Yakından İlgilenen Gereksizin Teki

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir